30Nis/16
iş analizi eka ik

İŞ KAZASI BİLDİRİMİ

Merhaba,

İK alanından mezunsun, min. tecrübeye sahipsin ve ilanları görüntülüyorsun. Eğer bloğumu takip ediyorsan ilanda belirtilen niteliklerden: Bordro Plus İşe Giriş Bildirimini,  Bordro Plus Puantaj kartı ve işten çıkış bildirimini, İstirahat raporunun vizite sisteminde nasıl onaylayacağını biliyorsundur. Sana bilmen gereken, öğreneceğin bir nitelik daha ‘İş Kazası Bildirimi’

İş kazası sigortalı çalışanın işyerinde bulunduğu sırada veya yapmakta olduğu iş nedeniyle, işyeri dışında ve görevli olarak işyerinden başka bir yere gönderildiğinde sigortalı çalışanın bedenen/ ruhen özre uğratan olaydır.

Meslek hastalığının en geç iki (2) iş günü içerisinde, iş kazasını kazadan sonra ki en geç üç (3) iş gününde bildirmek durumundadır.

Personel iş kazası geçirdiğinde hastanenin istediği evraklar;
- Vizite kağıdı
- 2 tane kimlik fot.
- Tutanak (Daha sonra da teslim edilebilir.)

İşlem için;

1) Bordro Plus Logo kullanıcıysanız sicil kartlarında personelin adını bulup sağ clink yapman ve açılan pencerede vizite kağıdına girmen gereklidir. İlgili nitelikleri doldur – ileri – tamam dediğinde çıkan işlemi yazdırıp kaşe imza yapmalısın. Buarada eğer iş kazasına tanık varsa detaylı bilgilerini biliyorsan yazmanı öneririm çünkü bildirim yaptığında tanık ev adresi- iletişim v.b. nitelikler istenebiliyor. Hastaneye vereceğin vizite kağıdın hazır.
2)  İş kazası tutanağı düzenlemen gerekli, çalıştığın şirkette mutlaka bir taslak vardır. Bu evrakta; personelin detaylı bilgileri, mesai başlangıç-bitiş saati, olayın oluş saati, olayın nasıl olduğu açıkça yazılır en alta işveren vekili, tanık varsa tanık imzası ve kazaya maruz kalan personel imzası bulunur. Başka bir işlem olarak İSG uzmanınıza bilgi verirseniz onlar da tutanağı hazırlayabilir.

Personel hastaneye gidip, iş kazası (istirahat) raporunu aldıktan sonra ilgili bildirimi yapman gerekli.

İş Kazası Bildirimi işlemi için;
1) 
Explorer – işveren iş kazası ve meslek hastalığı yazdığınızda belirtilen ekran açılmaktadır, burada işyeri şifrenizi ve işyeri kullanıcı kodunuzu girmeniz gereklidir.

iş-kazası-bildirim

 

 

2) İş kazası bildirim girişine girip adımları iş kazası olgusuna göre doldurup tamamlamalısın. Bildirgeyi kontrol etmek için ‘İş kazası görüntüle’ bölümünü kullanabilirsin. İş kazası dosyası oluşturacağın için bildirgeyi yazdırman gerekli.

İş Kazası dosyası:
Denetime geldiklerinde ya da herhangi bir şikayet olduğunda dosya size yardımcı olacaktır.

- Personelin; T.C. kimlik fot, mesleki yeterlilik belgesi, İSG sertifikası, hastaneden alınan vaka olarak iş kazası tanımlanan istirahat raporu, vizite kağıdı, tutanak, verilen bildirgenin dökümü.

İş kazası olması durumunda; personelin isg eğitimi yeniden düzenlenmesi ve risk analizinin yenilenmesi gerekmektedir. (Bu işlemler isg uzmanında)

İşin resmi boyutu bunlar ancak manevi boyutu olarak; İş güvenliğini sağlamanız, sağlatmanız gereklidir. İSG için gerekli teçhizatı sağlamanız ve kullanımı için kontrol etmeniz gereklidir. Eğitimlerinin aksatmamak ve levhaları kullanmakla yükümlüsünüz. Kaza geçiren personeli manevi yönden desteklemeniz gereklidir.

Puantaj hazırladığınızda iş kazası olunan gün için personele hak ediş çıkarmayı unutmayın, kazadan sonra ki günler için  istirahat raporunun olduğunu mutlaka puantajda belirtin. E- Bildirge verilirken işlenmiş olur.

14Mar/16
kadin-cinayetleri

Katliam Dünyası

Bu bir insan kaynakları bloğu,
Ancak bu yazıda insan kaynakları değil, yaşama hakları söz konusu…

Bir kadın bir ana doğum yaparken 57 del acı ile 20 tane kemiğin kırılması ile evladını dünyaya getirir… Dünya dediğimiz ise ana rahmine düştüğü an yazılan kadere karşı hayatta kalma sürecimizin merkezidir. Bin bir zorlukta büyütülür, birçok duygu ile yaşar ve ölürüz ya da öldürülürüz.

2002 – 2016/03 ayına kadar öldürülen kadın sayısı 6 bin. Tacize uğrayan, şiddete uğrayan kadın sayısı? x 6 bin…

05 yaş ve — yaş aralığında tecavüz edilen erkek, kız çocukların, kadınların, hatta erkeklerin uğradığı tecavüz, taciz istatistiğini görmek ister misiniz? 3 erginden biri ya çocukluğunda ya da yaşamanının bir parçasında 2si istismara maruz kalıyor…

#TerörüLanetliyoruz , #ANKARA #MADIMAK, #ÖZGECAN, #SUSMA, #KADINCİNAYETLERİNEDURDE , #KADINOLMAK #TOPLUMSALCİNAYET #TECAVÜZ #TACİZ gibi gibi hashtaglar ile twitterden fikrinizi dolu dolu yansıtıyorsunuz, teşekkürler… peki bu hashtaglarle bir yol alabildik mi? Cinayetler, tecavüzler durdu mu? Hayır.

2015 yılında tam da özgecan vakasının olduğu dönemde bir taksici tarafından kaçırılmaya kalktım… Ağlamama, bağırmama rağmen adamın söylediği tek şey ben bir erkeğim ve 3-5 yıl yatar çıkarım senin için değer be diye bağırmıştı.. Nasıl mı kurtuldum? 2003 yılında da kuzenimle böyle bir vaka yaşamıştık çok şükür onuda atlattık ama oradan mimliyim. Minibüse binerken, taksiye binerken mutlaka plakasına bakarım, konumla birlikte babama ve özgüne atarım. işte o günde o konum atmam sayesinde kurtuldum.

Geçenlerde minibüs de ise 10 kişi olmasına rağmen şoför beş taşıma taktı kafayı onun koltuğundan 3 koltuk geride olmama rağmen. Onca aç var onca mağdur var sizin gibiler beş taş takıyor millet tekini bulmak için neler yapıyor sen beş taneyi birleştirmişsin kim bilir ne yaptın acaba dedi… cevap vermedim neden? çünkü 10 kişinin 1′i bile ne diyorsun abi sen? işine bak demedi! Sonuç yarı yolda inerek 60 dk yürüdükten sonra evime ulaşabildim.

Asla taksi kullanmıyorum, yüce yürekli taksici abilerimiz yok mu? birçok ama o korku gelince kalbe kullanamıyorsunuz.

Anlatmak istediğim insanların içinde acımasız ve haza doymayan bir duygu var. 3-5 yıl yatıp çıkarım düşüncesi var.. Tarif edilemez bir vicdansızlıkları ve dünyaları var. Ve bu vicdansızlara susarak yataklık eden birçok insan var…

1999 – 2016/03 ayına kadar terör nedeni ile öldürülen vatandaşın sayısı 40 bin kişi…

Her ay sayısız şehit kardeşimiz, canlı bomba laneti ile katliam olan meydanlarımız,dostlarımız, kardeşlerimiz ölüyor. Her ailenin canından can gidiyor, her ölenin yaşam hakkı elinden alınıyor.. Bu terör neden durmuyor!!!

Nasıl atlatılır? Terör nasıl biter? Katliamlar nasıl sonlanır? Kadına değer nasıl verilir? Yasa nasıl düzenlenir? Yasaya hangi maddeler eklenmeli? sorular, sorular.. peki ya cevap?cevapları? Yok.

Hepimizin yaşama hakkı var, evet bir gün öleceğiz ancak bu acı çekerek birileri tarafından katledilerek olmamalı! Ailemiz, sevdiklerimiz ve hedeflerimiz var çünkü biz dünyaya mutlu olmak için geldik!

Okula giden, eve tek dönen, evi – işi uzak olan arkadaşlarım, kardeşlerim. Hani babanız, abiniz, anneniz, sevgiliniz nereye gidersen haber ver diyor ya? Hani kendinizi hesap verir gibi, sıkışmış hissediyorsunuz ya! Hissetmeyin.. Koştura koştura binmeyin mesela toplu taşımalara… Akşam saatinde bindiğiniz minibüsün/ taksinin plakasını mutlaka alın sevdiklerinizle paylaşın. İndim – şuradayım – buradayım deyin. Bu hesap vermek değil… Evet yıl 2016 ama insanlar daha cani, daha vahşi kendi kardeşlerine, analarına yapılsa namus davası olur ama size yaparken haz alır, kader der. Issız, karanlık sokağa girerken güvendiğiniz birini eve girene kadar arayın, konuşun… Siz canınızı güvende tutmaya çalışın… Ve bana bu söylediklerim için kızmayın, çünkü korkuyorum. Sana da birşey olur diye korkuyorum.

20Oca/16
avatar-001

Kariyer Yolculuğu: EKA İK

‘Çıraklığını yapmadığın işin ustası olamazsın.’

Yukarıda ki söz sizin için ne ifade ediyor?
- Benim için birçok şey ifade ediyor. Erken terfi almam çıraklık döneminden asistanlığı atlayıp direkt üste çıkmam gibi durum söz konusu… Özgün bu konuda kendime haksızlık ettiğimi düşünüyor sadece işi çok hızlı kavradığımı ve zaman aşımında harcanmadığımı belirtiyor.

Kendime yaptığım mobbingi aşmak için bir düşünce haritası belirledim kendime sorduğum soru ‘ben bu terfiyi ne yaptım da aldım?’ oldu. Nasıl mı aldım?

Zengin anne tarafı olan bir kız olarak para hep yanı başımda olmasına rağmen hep part time çalıştım. Kimsenin desteğini kabul etmedim, kendi harçlığımı kazandım. Üniversiteye başladığım ilk günden itibaren kariyer merkezinden seminer ve zirvelerin takvimini aldım ve tüm dönem boyunca katıldım. Yetmedi kariyer merkezi ilanlarında bir danışmanlık firmasının seminerlere katılım için üniversite temsilcisi ilanına başvurdum, kabul edildim. Bu danışmanlık firması ile çalıştım ve birçok eğitime katıldım, yeni insanlar tanıdım. +300 seminere katılmıştım toplamda. Tanıdıkça güzelleşti benim için okul, iş hayatı. Hem çalışıp hem okuyup hem seminerlere katılmak zor değil çok eğlenceliydi. Ne işi mi yapıyordum? Part time satış danışmanı.. sonra mağazaların gönderdiği vitrin konseptine aykırı geldiğim için satış danışmanlığından part time vitrin görseli asistanı pozisyonu için teklif aldım ve bir süre çalıştım hatta moda ile ilgili bir blog açtım bayağı da tuttu. Sonra neden ben insan kaynakları ile ilgili blog yazmıyorum ki? bunu yapan var mıdır? dedim ve ilk ALİ CEVAT ÜNSAL  ile tanıştım twitterden sonra patladı gitti, insan kaynakları ile ilgili blog yazan herkesle tanıştım, dost oldum. Tabii ki okulda dedikodular, ‘ay bu ne biliyor da ne yazacak, derslerine çalış elif boş işlerle uğraşma’ diyen arkadaşlarım ve hocalarım da oldu tabii ki kulak arkası.  Vitrin görseli asistanı olarak çalıştığım görevimden bir üst pozisyon için ciddi ücrette teklif geldi ama önemli olan çok para değil yettiği kadar para! diyerek kabul etmedim onlarda o zaman buradan çıkışın yapılsın dediler ve aaa işsizim.

Çok yoğun çalışıp da birden hık diye sakin kalmak büyük depresyon başlangıcı. Durdum kiler holdingi aradım insan kaynaklarından ajda hanımla görüştüm bir stajyere ihtiyaçları olduğunu söyledi bununla ilgili ilk uzmanım şimdilerde canım arkadaşım EMRE İNANÇ KARAKAŞ ile mülakatımı planladı. İki kez gittikten sonra artık insan kaynaklarındaydım! Öncelikle Emre harika bir uzmandır. Staj bitti ve emre blog açtı zaten benim insan kaynakları dünyamda herkesi tanıyordu biz dost kaldık.

Sonra zorunlu staj derken ayyy mezun oldum. Sonrasında TOLGA IRMAK ile tanıştık. İnsan Kaynaklarında bir profesyonel çok iyi bir dost yeri geldiğinde abidir kendisi. İş arama yolculuğumda ilk destekçimdir. Sonra Avukat Alper Yılmaz iş arama yolculuğumda ikinci destekçimdir kendisi birçok mülakatım sayesinde gerçekleştirmiştir. Sonra cocoooo diye tanıdığınız ik prensesi hep destek sonsuz umutla yanımdaydı. Hep motivasyon veren Nilüfer (Koçyiğit) ablam, Cerenimo (Ceren Bandırma) Sedolinka, Artemiz ve Gökhan abilerim. Canım hocalarım Ahmet Eryılmaz, Mehmet Eronat, Cengiz Çatalkaya.

Turex turizm profesyonel iş hayatımın başlangıcı.. Orada da hep ben oldum. Dik kafalı, her şeyi soran, öğrenene kadar başında dikilen, her şeyi kabul etmeyen ve direten, daha çok şey öğrenmek için daha çok iş/ görev isteyen sonrasında stresten ağlayan da bendim.

Şimdi GezCar.

Burada ne mi yapıyorum? Ben olsaydım şunu yapardım! sözünde ki her şeyi yapmakla çabalıyorum. İnsan Kaynakları nasıl kurulur? sorusunun cevabı için emek veriyorum. Kurmak kolay ya sonrası? sorusunda ki sürdürebilirlik için savaşıyorum.

Neden buradayım?
- Hep çok çalıştım. Aile şirketinde takılan ay sonunda banka hesabına ciddi ücret yatan bir çocuk olmak istemedim. Kimsenin benim kariyerimde kendisine pay çıkarmaması için hep tektim, hep çalıştım.
- Okul temsilcisi, satış danışmanı, vitrin görsel asistanı, işe alım stajyeri(gönüllü), zorunlu staj yerim, turex insan kaynakları pozisyonlarını kendi emeğim ile buldum, kendi emeğim ile kazandım.
- Herkesle yakınımdır ama kurallarım vardır onları aşmadan hep iletişimimi güçlü tuttum. Düşman edinmek yerine dost edinmeyi hedefledim.
- İş konusunda ise gereksiz kurallara uymadım, alışa gelmiş düzene uymadım. Mesela şu adamı işten çıkarın dediğinde koyun gibi tamam demedim. Neden diye direttim. Personeli dinlemekten kaçmadım, ona hak verdim. İşe alımlarda kurallar belirledim o kurallara göre seçimlerimi yaptım. Torpil ile kimseyi kabul etmedim, uygunsa tecrübesi için uygundur dedim uygun değilse de tecrübesinden dedim. Hatalarımı, yanlışlarımı hep kabul ettim. Yalakalık dediğimiz tabir vardır ya hani işte onu hiç yapmadım. Sırf çok yoğun diye akşamları uzaktan bağlanıp şirkete mailleri kontrol ettiğim, puantaj yaptığım çok zaman olmuştur. Hep kendi bildiğimi yaptım, yanlış da oldu ama hep öğrendim çok çok öğrendim. Ama bu tavrımı gerçekleştirmem için bana uygun ortamı yaratan ablalarım, abilerim (çalışma arkadaşlarım) ve müdürlerimdir.

22 yaşında 230 sayfalık defterimde insan kaynaklarında ki tüm işlemleri yazarak öğrenmiş, emeği ile ilerlemeye çalışan, çabalayan bir eka tanesiyim. Bu zamana kadar yukarıda bahsettiğim ve bahsedemediğim herkese sonsuz teşekkürler.

En büyük teşekkürüm,
Ruh eşim; Sn. Özgün AKÇURA

Aslında yazarken içim rahatladı neden mi? Ben iyi bir çırak olmuşum ve zamanla iyi bir usta yani yönetici olacağıma inanıyorum.

Yazım hataları mı? evet canım çokça bulunmakta, öpüyorum.

06Oca/16
images

Davranış Üslubu: İKMOBBİNG

Bir önce ki yazımda insan kaynaklarının çalışana yaptığı mobbingi yazmıştım. Bu yazımda da insan kaynaklarında görev alan can yoldaşlarıma yapılan mobbinge şahit olalım. Bu arada bizde insanız ve bizde çalışanız (unutmayalım.)

Senin suçun ik’cı olmak dedi birileri!
Perdeler arkasından sürekli merak etti birileri! İK da ne yapıyorlar? Niye bu kadar yüksek maaş alıyorlar? Bende yaparım bu işi!!!

Baban da mı ik’cıydı canım? Ne bu her işi ben bilirim burnu?
Ben pazarlamada ihale için teklif verme sürecini biliyorum tıpkı senin yıllık izin kullanma fikrin kadar!
Muhasebe de fatura işleme fikrim var tıpkı senin iş göremezlik raporu hakkında fikrin kadar!
Bir ürünün birçok yerden fiyat araştırmasını/analizini gerçekleştirme için bir fikrim var tıpkı senin maaş hesaplama fikrin kadar!

Ancak asla sen gibi fikrimi has bilgim gibi görüp müdahale etmiyorum. Çünkü senin o koltukta, o pozisyonda bir bilginin ve tecrübenin olduğuna inanıyorum. Çünkü seni işe ‘’biz’’ seçtik! Sende bize inan ve güven!

Sizlerle bazı diyaloglarımız oluyor siz sadece ‘ben’ diye düşündükçe bizler siz ve iş diye düşünüyoruz;

- Her işe girişte firma yönetmelikleri, sözleşmeler, zimmetler imzalanır değil mi? Ama herkes bunu okumaktan kaçar, biz üstüne basa basa anlatırız sonra dilden dile dolaşır bu bayat espri bu kadar çok evrağı niye imzalatıyorsunuz? Maaşıma el mi koyacaksınız? Evimi mi alacaksınız?  ÖZLÜK DOSYANDA BULUNMASI GEREKENLERİ imzalamak durumundasın arkadaşım, zorla işe almıyoruz, zorla imza da almıyoruz oku diyoruz oku J

- İş hattı(kısa kod) veriyoruz sana neden? iş görüşmelerini yapıp firmamıza yararlı ol diye. 100TL pakete 300 TL geliyorsa ve faturan incelendiğinde iş değil aş yaptığın fix numara filtreleniyorsa paket aşım ücretini maaşından kesmekle yükümlüyüm. Bunu kabullen.

- Sana verilen işleri yapmıyorsun, huzursuzluk çıkartıyorsun! Üstlerinle üslupsuz konuşuyorsun ve çalışma arkadaşlarını kışkırtıyorsun min.3 savunman var ihtarı çeker, başarılar dileriz. İnsan kaynaklarını arayıp ‘yok ofisi basarım, yok mahkemede anlatın derdinizi’ olayı bizi etkilemez.  Dava açma hakkın bulunmakta seni ikna etmek için müdahale edemem.

- Benden köyde finduk toplamak için 2 aylık ücretsiz izin istiyorsun? Ve bunu hakkın olarak görüyorsun? İşi aksatacağını, maliyetini düşünmüyorsun? İzin vermeyince ‘işten çıkıyorum sıkıyorsa çıkartın’ diyorsun valla sıkıyor be abicim devamsızlıktan başarılar.

-   PDKS programında işe giriş hareketlerini çektiğimde mesai saati dışındaysa çoğu girişin anlayışımızın ve uyarılarımız sonuç vermediyse savunmaya itiraz etme hakkın bulunmamakta. Yine mi sonuç vermedi? İlla beni kovun dersen de bunun için hukuki cevap veririz.

- Seninle iletişim kurmaya çalıştığımızda egonu ve pozisyonunu devreye sokmamalısın bize sökmez. Sadece sana yardımcı olmak için zorlanırız hepsi bu kadar.

- İK minimum 14 günlük ihbar süresine uymasa hemen ihbar tazminatı, mahkemeler ama kendisi bir gün gelir ‘istifa ediyorum’ çıkış görüşmeleri yapılır, ihbar süresi ile ilgili hatırlatma yapılır ama işi bırakır gider. Sen dava açsan ‘Adi patron, kukla insan kaynakları üç kuruşluk maaşımda gözü var! Olur.  Kuralsa herkese kural arkadaşım uyacaksın.

Ve niceleri…

İnsan kaynaklarının sizin maaşınızda gözü olamaz, kesintiyi cebine indirmek için yapmıyordur. Sizin işinizi zorlaştırmak değildir niyeti isteğinizin kurallara göre gerçekleşmesi için bir köprü olur.  İş hayatındasınız tabii ki hakkınızı bilmelisiniz. Bizler sizin sözel olarak bildiğiniz insan kaynağının işlemsel tarafıyız. Eğitimimiz, bilgimiz, tecrübemiz olduğu için buradayız. Sizlerle kanka olmadığımız için bizleri suçlamayın, kanka olamayız ama birbirinin işine saygı duyan, değerlerine önem veren arkadaş olabiliriz. Ve İK departmanını tek yönlü olarak kurgulamayınız sadece personeli savunan ya da sadece firmayı savunan olarak değerlendirmeyiniz. Her iki tarafın hakkının savunması insan kaynakları değeridir.

02Oca/16
Adsız

Davranış Üslubu

Yeni yıl yeni yıl yeni yıl herkese kutlu, mutlu, olsun! :)

Yıl 2016 ama hala sosyal medya da profesyonel olup iş hayatında çakma profesyonellikten ileriye gidemeyenler lütfen 2015 de kalsın. 2016 ve diğer yıllara adım dahi atmasınlar!

İşe alım departmanlarımızı yöneten başarılı ik’cılar vardır. Bir işe  alım için emek verirler ve doğru işe doğru çalışanı yerleştirirler. Peki işten çıkışlarda? işten ayrılmak isteyen/ayrılan personelle iletişim ne durumda? Bir personele işten çıkarılacağını nasıl söylersiniz? İhbar öneli mi imzalatırsınız? Yoksa ‘vurur yüze ifadesi kovdum seni bir tanesiiii’ mi dersiniz? 2015 de biz bu durumda neler yaşadık onu konuşalım ne dersiniz?

- Sabah işe gidiliyor, pdks programına kart okutuluyor ama aaa kart turnikeyi açmıyor! Geçersiz bildirimi veriyor. Ekip arkadaşlarınızı arıyorsunuz cevap yok, ikyı  arıyorsunuz ‘biz seni işten çıkardık’ müdürünüzden detaylı bilgi alabilirsiniz deniliyor. Yani kişi turnikeden gelen bildirim sayesinde işten çıkarıldığını bilmek durumunda!

- Pazar günü evinizde kahvenizi almış minnoş minnoş facebook da takılıyorsunuz aa messengerden çalışma arkadaşınız ‘yazıyor’ işten çıkarıldın yarın gelmesen de olur çıkış evraklarını maaşını ve multinetini almaya geldiğinde imzalarsın! diyor. (İkisi de ik’cı) Şaka bile zannedebilirsiniz..

- Saatler 23:45′i gösteriyor günlerden 31 aralık yıl hala 2015  telefonuna sms geliyor ‘biz gece vardiyasını kaldırdık, bugün son çalışma günündü! ama kendin istifa ediyormuş gibi imzalamak zorundasın evrağını yoksa maaşını yatırmam! diyor. Tabii ki bunu söyleyen de bir ik’cı ( Bu da moda oldu ben seni işten çıkartıyorum ama sen istifa etmiş gibi evraklarını imzalayacaksın! DİNGO sen adamı hemen işten çıkar ihbar süresine uyma hiç bir hakkını verme birde maaşı ile tehdit et! seni o koltuğa gömerler benden söylemesi! )

Bahsettiğim bu üç olay da yakın çevremde olan olaylar, üç olayında ana kahramanı aslında birim amirleri ancak sonucu işleme alan insan kaynaklarıdır, bu üslubu kullanan da bir sosyal medya da insan kaynakları profesyoneli iş hayatında ise bim modeli dediğimiz çakma profesyoneldir aslında bu bir dramdır.

Eğer;
Hedefiniz birilerini ezerek üste çıkmaksa,
İnsana değerden önce paraya, unvana değer değeriniz daha öndeyse,
Üst yönetim ile personel arasında köprü olmak, iletişimi güçlendirmek varken üst yönetimi zirveleyip personeli ezmekse karakterin SEN  2015 de kal canım!